Kayıtlar

Ocak, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Roman Toplumunun Hindistan’daki Oluşum Süreci

Resim
Kast Sistemi, Jati Düzeni ve Göçebe Bir Kimliğin Doğuşu Kısa Özet Bu yazı, Roman (Romani) toplumunun Hindistan alt kıtasından başlayan tarihsel kökenini; dilbilim, genetik ve göç tarihi bulgularıyla uyumlu bir çerçevede ele alır. Ancak “Hindistan kökeni” tek başına açıklayıcı değildir. Yazı; varna/jati düzeni, ritüel saflık-kirlilik hiyerarşisi, gezgin meslek ağları ve dışlanma deneyiminin, Roman kimliğinin erken oluşumunda nasıl bir “sosyal bileşim” zemini oluşturmuş olabileceğini tartışır. Burada sunulan yaklaşım, tek bir soy ya da tek bir jati’ye indirgenmiş kesin bir hüküm değil; literatürde tartışılan verilerle uyumlu yorumlayıcı bir model önerisidir . Giriş: Köken Meselesine Genel Çerçeve Roman toplumu bugün Avrupa, Anadolu, Balkanlar, Kafkasya ve Orta Doğu’da geniş bir coğrafyaya yayılmış durumdadır. Bu yayılımın kökeni konusunda, tarihsel, dilbilimsel ve genetik araştırmaların büyük çoğunluğu Romanların atalarının Hindistan alt kıtasından ayrıldığına işaret eder. Romani d...

Kast Dışlanmasından Hareketli Medeniyete:Romanların Hindistan’daki Kayıp Kardeşleri

Resim
Kast Dışlanmasından Hareketli Medeniyete: Romanların Hindistan’daki Kayıp Kardeşleri Özet Roman halkının kökenine dair yaygın anlatı, onların Hindistan’dan Batı’ya göç etmiş tekil ve homojen bir etnik grup olduğu yönündedir. Ancak bu yaklaşım, Roman kimliğinin oluşumunda etkili olan toplumsal dışlanma, mesleki uzmanlık ve kültürel taşıyıcılık gibi unsurları yeterince açıklamaz. Bu yazı, Romanların kökenini kast sistemi dışına itilmiş mesleki toplulukların tarihsel mirası olarak ele alan alternatif bir perspektif sunmaktadır. Hindistan’da günümüzde hâlâ yaşayan Doma (Domba), Banjara (Lambadi), Kalbelia ve Gadia Lohar gibi topluluklar; müzik, demircilik, performans sanatları, gezgin ticaret ve zanaatkârlık gibi taşınabilir meslekleriyle Roman kültürüyle dikkat çekici benzerlikler göstermektedir. Bu benzerlikler, Roman kimliğinin yalnızca “kan bağı” ile değil, ortak kader, meslek ve kültürel taşıyıcılık üzerinden şekillendiğini düşündürmektedir. Yazı, Romanları yalnızca tarih ...

Kan Kutsal Değil: Savaşın Ekonomisi ve Kâr Düzeni

Resim
KAN KUTSAL DEĞİL, KÂRLI OLDUĞU İÇİN AKIYOR VE BU YÜZDEN DURDURULMUYOR. Bu bir iddia değil, bir tespit . Artık bilmemek cehalet değil. Bilip de susmak, rıza dır. Bu çağda savaşlar patlamaz; yatırım olarak planlanır . Bombalar düşmez; ihale edilir . Çocuklar ölmez; zarar hanesine yazılır . Bir yerlerde “güvenlik” denir, bir yerlerde “istikrar”. Ama kasalara giren şey barış değildir. Kasalar kanla dolar . Demokrasi bu oyunda bir değer değil, ambalajdır . İnsan hakları bir ilke değil, pazarlık maddesi . Hukuk, güçlüye sigorta; zayıfa mezar taşıdır . Silah üretilir. Silah satılır. Silah kullanılır. Sonra aynı eller çıkar, “endişeliyiz” der. Endişe, kârı etkilemediği sürece makbuldür. Bir çocuğun ölümü haber değeri taşır. Ama bir şirketin hissesi düşerse , işte o zaman kriz başlar. Petrol boru hattı kesilmesin diye şehirler yakılır. Enerji akışı bozulmasın diye halklar parçalanır. Doların ritmi şaşmasın diye coğrafyalar kurban edilir . Sonra utanmadan sorarlar: “Neden b...